Tüm reklam ve çalışmaların
‘esas oğlan’ Megane R26 üzerine yapılması nedeniyle,
Renaultsport’un ürettiği daha
az güçlü diğer Megane’lar
gölgede kalmıştı. Bu, şu ana
kadar üstü kapatılmayan
bir ayıptı çünkü bu modeller, Golf GTI’ın sunduğu
seviyelerde performans ve kullanım özellikleri
isteyen ancak GTI satın almak istemeyen kişiler için
daha iyi ve daha geniş seçenekler sunuyordu. Bu
alandaki potansiyeli gören Renaultsport çalışanları
boş durmadı ve gerekeni yaptılar. Tekdüze fikirli
birçok otomobil şirketi, işçilerine arkasında
otomobiliyle bir takım sorunlar yaşayan takım
elbiseli insanlar bırakan dizel motorlu bir araçtan
başka bir şey yapmalarına izin vermezken bu
monotonluğu kırmak isteyen Dieppe’deki çocuklar
da, hem Sport hem de Cup şasili Megane’ları dizel
motorla donattılar.
2 litrelik common-rail (ortak yakıt besleme
sistemi) dizel motor, benzinli arkadaşından 60 kg
daha ağır ve sonuç olarak Cup versiyonuna takılan
yaylar R26’nın üzerindekiler kadar sert. Arka
tamponun altından görünen iki egzoz borusu, Cup
şasisine ait antrasit jantlar ve yere yakın duruşu
ile görünüş açısından dizel versiyonu benzinliden
ayırt etmek çok zor ancak aradaki tek fark benzinli
versiyonun dikkatle bakmadan anlaşılmayacak özellikteki arka spoyleri. Sürtünme kuvvetini
azaltmak ve dolayısıyla yakıt ekonomisini artırmak
amacıyla Megane’ın dizel versiyonunda spoyler
kullanılmamış ve toplam yakıt sarfiyatında dizel
versiyon benzinliye oranla 197.7 kilometre yakıt
tasarrufu yapabilir düzeye erişmiş.
Yol testine tabi tutulan otomobiller ilk bir
kilometrede ne kadar iyi olduklarını kanıtlarlar.
Ancak Megane’ı test ettiğimiz yol sanatın s’sinden
anlamayan biri tarafından yapılmışa benzediği
için ilk kilometrede otomobil hakkında herhangi
bir yargıya varamadık. Fakat geniş lastiklerine ve
boyutlarına rağmen Megane, tarlaya benzeyen bu
yolda olağanüstü bir performans sergiledi. Bu arada
devir ibresinin 3500 d/d’de dolaşmasına rağmen
motordan gelen ses oldukça tatminkardı; asla
yakınlarda bir traktör olduğunu zannetmiyorsunuz!..
dCi’ın vites geçişleri biraz kemikli ve Recaro’ları
fark etmeden koltuğa oturursanız biraz yüksekte
kaldığınızı düşünebilirsiniz ancak yine de çok
güzel ve hoş bir otomobil. Viraj girişlerindeki yol
tutuşu olağanüstü ve ön aksın üzerinde fazladan
bir MotoGP pilotunun ağırlığı kadar küçük bir
kütlenin olduğunu düşünürsek benzinli versiyona
oranla hiçbir uyuşukluk belirtisi göstermiyor.
Otomobili kullanırken hissettiğiniz tek eksiklik
Renaultsport’un bu otomobile daha güçlü bir
dizel motor koyabileceği. Ancak beygir gücünün
düşüklüğü 359 Nm’lik tork gücü ile gizleniyor. 2000
d/d’nin altındayken turbo gecikmeleri yaşanıyor
fakat bu rakamın üzerine çıkarak 5000 d/d’ye
ulaşırken bir dizel motordan beklenen düşüşü
yaşamadan hızlanabiliyor.
Saatte 210 kilometre hızla giderken çıkardığı
ses, 50 km/s hızla giderken çıkardığı ses ile aynı
olan Megane’ın otoyol performansı ise çok başarılı.
İki şeritli yollarda sollama yapmak istediğiniz
zaman 2 litrelik turbo dizel, gerçekten de büyük bir
soğukkanlılıkla işini başarıyor.
Birçok üreticinin spor bir dizelden anladığı
şeyin sadece hızlı bir dizel olduğu şu dönemde
Renaultsport, spor kelimesinin hakkını virajlara
hızlı giren ve kendisine çok uyan şasiye sahip bir
otomobille veriyor.



